Adamar Dış Tic.

PROJE DETAYI

Toplumu toplum yapan değer yargılarıdır. Her toplumun kendine has değerleri ve beraberinde getirdiği yargıları vardır. Bunları oluşturan ise kültürü, inancı, coğrafyası ve  sosyolojisidir. Bunu tabi ki sosyologlar daha iyi bilirler. Analizleri, çözümlemeleri ve tahlil yetenekleri akademik bilgilerinden dolayı bizden çok daha ilerdedir.

Adamar  firması da bu anlamda bizde böylesi bir çağrışım yaptı. İzmir kökenli firma işlerinin büyümesinden ve pazarlarının genişlemesinden dolayı İstanbul, Marmara bölgesinde de lojistik depolamalara gitmiştir. Evet, ne iş yaptığını söylemedik. Adamar, bir lojistik ve malzeme  tedarik firmasıdır. Gemilerin  -yerli veya uluslararası- tüm ihtiyaçlarını karşılayıp lojistiğini yapan profesyonel bir firmadır. Dilovası bölgesinde satın aldığı yer gerçekten görülmeye değer bir yatırımdır. Yatırım da kullanılan tüm malzemeler ve makine teçhizatlar en iyi kaliteden seçilmiştir. Buradaki amaç paranın “şımarıklığını yapmak” değil de  “en iyi hizmeti en iyi şekilde vermek için ne gerekiyorsa yapmak” şeklinde yorumlanabilir.

Dilovası mermerciler sanayi sitesinden içeri girdiğinizde hele ki mevsim kış  ise, sadece rüzgârın ve soğuğun sesini duyarsınız. Araçtan dışarı çıktığınızda soğuk sizi sarmalamaz, sizinle boğuşur resmen. Yüzünüz soğuk karşısında şiddete maruz kalır resmen. Biraz dışarda durmak gerekiyorsa kemiklerinize kadar işler soğuk. İçeri girdiğinizde bambaşka bir hava oluşur. İçerde çalışan makinenin sesi ve dışardaki ortamı artık yadırgamaktan kurtulmuş , rutinleştirmiş bakışlarla karşılaşırsınız. Herkes kendi işinde. Ofis sıcak mı sıcak. Beyaz önlüklü bir hanım sürekli sıcak çay ve ıhlamur servis ediyor. Burnunuza limonun kokusu ve ıhlamurla dansının görüntüsünü hayranlıkla izliyorsunuz. Ofis haricindeki alanda ise hiç de yadırganmayacak bir ortalama oda sıcaklığı mevcut. Orda da harıl harıl çalışan işçilerin telaşı ve uyumu göz önüne gelmektedir.

Sizi o soğuk “coğrafyada” sıcak bir diyalog karşılıyor. Bir an unutuyorsunuz her şeyi. Araçla işyerine giriş arasındaki zaman içerisinde yaşadığınız o soğukla boğuşma sancısında üzerinizde ne varsa “kâr etmez inceden içinize doğan, alıp götüren sızıya…” dizeleri gibidir. Oysa içerde ortamdan mı yoksa maksimum oda sıcaklık ölçerin göstergesinden mi nedir bilinmez ama gömlekle oturuyorsunuz.

Orda başlıyor her şey zaten. Mütevazilik karşısında kendinizi başka bir alemde gibi zannedersiniz. İşe hakim ve ne istediğini bilen sorular ve karakteriyle dahil olur konuya. Küçük hesapları yoktur. Olması gerekeni sorar. “Fiyat kırmak, kıyas yaptırmak” değil de anlamaya çalışmak ve sonrasında derinlemesine bir analiz yapıp “en uygunu” bulmak için karşınızda doneleriyle bekler. Sıkmaz sizi. Her daralan ortamda bir espri, bir samimiyet ve ardından gelen kahkaha dışardaki soğuğa inat yükselmektedir. Küçükken çizdiğimiz ev resimleri gibi lambalarımız dışardan görünür ve evdeki tüm hareketler dışardan görünür. Aynı öyle bir resim çizeriz oradaki ortamda, her şey içerde ama dışarda gibidir. Fakat içerideki huzur, sıcaklık, samimiyet o kadar baskın ki dışarısı mağlup olmuş gibi sadece acısına ağlar gibi dövünmekte…

Anlaşma sağlanır. Çift pistonlu, iki ton kapasite ve on metre yükseklik. Evet, pvc sarmal kapılar ve kat seviyelemeyi de unutmayalım. Her şey o kadar samimi ve huzurlu bir ortamda gerçekleşti ki, beyaz önlüklü ablanın servis yaparken gocunmadan sayısı masanızda kalabalıklaşan çaylar ve ıhlamurlardan yine içmek istersiniz. Artık yola koyulma zamanı geldiğinden yüzünüzü ve üstünüzü sıkıca örter, koşarak araca binerken aklınız ve yüzünüzdeki tebessüm hala sıcaklığıyla durmaktadır.

Adamar  firması gerçekten de güzel bir isim seçmiştir. Mertlik, dürüstlük, güç, kuvvet bizim gibi feodal toplumlarda “adamlık” yani erkeğe mahsus biçilmiştir. Baskın güç erkektir, güç ve iyi olan her şey erkekte somutlaşmıştır. Neyse konumuz bu değildir. Sitemimizden dolayı bahsi geçti sadece açıklamamızın.

Ar kelimesi ise; hepimizin bildiği gibi temizlik saflık ve özeli temsil eder. Değerler toplamıdır. Temizlik göstergesidir.

Alın size ADAMAR yani ADAM-AR

Sonucu hemen bağladık. Gerçekten daha çok yazmak isterdim ama bugün baya bi yoğunmuşum. Telefonlardan ve misafirlerden dolayı yazıya odaklanamadım.  Gerek de yok zaten çok şey yazmaya. Biz penceremizden hep güzel şeyler gördük Adamar’a bakarken. Sizde aynılarınıve daha güzellerini görürsünüz. Bundan eminiz.

  • Clean and modern architecture
  • Eco friendly materials
  • Idea to final solution
PROJECT BACKERS

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Quisque nec erat erat. Integer blandit, nulla quis fermentum hendrerit, nisi diam viverra metus, porta semper est ipsum et sapien.

  • Halworks Ltd, inc.
  • Toms and family inc.
  • Bricks and woods ltd.
Read more

Beşgen Asansör

PROJE DETAYLARI

Platform sektöründe iddialı işler yapan firmalar Boğaziçi Platform ’la ortak bir payda da buluşuyor. Her türlü imalat ve montaj anlamında kaliteli işçilik ve profesyonel malzemeleri, üstün çözünürlüğü ve görselliği olan mühendisleriyle projelere uygun imalatlar yapmaktadır.

Aylardan Nisan, hava baharı andırıyor. Sıcaklar mevsimin tüm olması gereken hava durumuna inat güneşin baskınlığında. Belirtilen adrese geldiğimizde bizi karşılayan arkadaşlarla yeni yapılmış bir odaya geçtik. Sırayla insanlar ve beraberinde getirdikleri unvanlarla karşımıza geçip oturdular. Kendimizi mülakatta gibi hissettik. Oysa bizim gidiş amacımız binamızın insan asansörü siparişini vermek ve pazarlık yapmaktı. Her şey çok sakin ve gözler hep dikkatli şekilde odada geziniyordu. Çaylar, kahveler, ikramlar hava da uçuşuyordu. Hele masanın yanındaki lokumlar ve kuruyemişler her sohbette avuçladığımız yemişlerdi. Hatta baya abartmış olmuş olmalıyız ki yenileri takviye yapılınca ben kendimi biraz geri çektim. Israrla beni teşvik edip “lütfen” diye ısrar ettiler ve biz ikramları bir bir sohbete katık olsun diye yemeyi sürdürdük.

Konuya girildi. Derdimizi anlattık. Uygun bir çözüm yolu arıyorduk. Malum hastalık “asansörü yapan firma kaçmıştı”, işi bitirmeden kayıplara karışmıştı. Pazarlık devam ederken ben “siz burada bir şeyler yapın bende size imalatımla ilgili bir siparişte iyi bir şey yaparım” dedim. “Ne yapacan ki abi sanki %30 indirim mi yapacan” dedi köşede oturan biri. Bense kendimden emin şekilde “tamam şimdi kıvama geldiler pazarlık güzel geçecek” diye düşünüp kıs kıs içten içe gülüyordum. “Yaparım tabi” dedim.

Birden biri dışarı çıktı, kâğıtlarla içeri girdi. Bizim antetli kağıtlar elinde, şaşırdım. Nedir diye daha sormadan “abi geçen ay aldığımız iş onaylandı. Bize %30 indirimi yapar mısın” deyince, lokumun tozundan mı, leblebinin parçacığından mı nedir bilmem, birden öksürmeye başladım. Ortalık kahkahalarla dolmaya başladı. Ben “erkekliğe” laf getirmemek için ısmarlama gülüyordum. Bittiğimin resmiydi. İstediğim sipariş için hemen en dip fiyatı verdiler ve benden de oran olarak baya bir indirim aldılar. Ava giderken avlanmıştık.

Sonra kahkahalar tekrar yükseldi, imzaları attığımızda. “Abi nasılsın” diye sordu Gökhan. Bizi tanıştıran da oydu. Titrek bir sesle “iyiyim” dedim.  Nasıl iyi olabilirdim bu kadar büyük işi bu paraya yapmaya. Ayrıca barter yapacaktık. Külliyen zarar.

Ofise geldim ve düşünmeye başlamıştım. Yılmaz Erdoğan’ın Organize İşler filmi aklıma geldi, ne hikmetse. Biraz daha düşündüm ve aklımda yine o film. Aradım Gökhan’ı. Hal hatır. Sonra konuya girdim. “Abi” dedi gülerek. “Senin geleceğini bekliyorduk ve siparişin onaylanmasıyla aynı zamanda seni çağırdık.  Konuştukça film şeridi gibi geçti o bekleme yerindeki dizayn, oturma şekilleri, diyaloglar…

Neyse bir kurgunun içine düştüm. Yapacak bir şey yok. Bak ne güzel bir anı olmuş. Biraz pahalı oldu ama hala aklımda önemli bir kesittir.

Gökhan Ünal, firmanın satış ve pazarlama sorumlusu. İlginç bir hayat hikâyesi var. İzmir’den İstanbul’a yeni bir hayat kurmak için zor şartlar içerisinde gelir. Burada tutunmak ister. Hayli de kiloludur. “Yeni yaşam yenilerle olur” demiş kendisine. İş bulmuş bir yerde. Depocu olarak. Yol bilmez iz bilmez İstanbul’da. Hemen başlamış işe. Akşam bir an önce evine gitmek çocuklarıyla bir araya gelmek ve bu “gurbet elde” onları, kolları kanatları altına almak ister. Gel zaman git zaman işe hâkim olur ve gittikçe de alışır ortama. Diyalogları, üslubu, kıvrak zekâsı çabuk fark edilir. Patronu bir gün çağırır odasına. “Bundan sonra satışçısın” der. Anlamamıştır ne demek istediğini, “efendim”. “Satışçısın oğlum” diye yineler patronu. Fark etmiştir onu. Diyaloğunun güçlülüğünü ve ikna kabiliyetini görmüştür. En zor işleri nasıl çevirdiğini ve işten kaçmadığını, bir kere bile vizite izni almadığını görünce aradığı kanın bu olduğuna kanaat getirmiştir. Gökhan artık satış için sahada.  Onun hayatının dönüm noktası o karar neticesinde, Gökhan Ünal’ın artık kolunda “bir bileziği vardır”. Kimseyi mahcup etmemek için gerek araçla gerekse otobüslerle yağmur, çamur demeden işini yapmaya çalışır. Firma onla beraber “şaha kalkar”. O artık Firmayla özdeşleşmiştir. Son yılların en fazla asansör satışı yapan adamı diyebiliriz. Yeter ki bir ışık görsün koşup kollayıp o işi bitirir.

“Kilolu demiştim”. “Yeni yaşam yeni şeylerle olur” –onun lafıdır- dedi ve şuan ki kilosu kadar bir ağırlığı bertaraf edip normal bir kiloya ulaştı. Böyle de azimli ve hayata tutunmayı bilen, yaşamı seven, iyi bir insandır.

Zaten bizi de punduna getirip “ava giderken avlayan”  o değil miydi?

Yolun açık olsun ”satışın kitabını yazan çocuk”.

  • Clean and modern architecture
  • Eco friendly materials
  • Idea to final solution
PROJECT BACKERS

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Quisque nec erat erat. Integer blandit, nulla quis fermentum hendrerit, nisi diam viverra metus, porta semper est ipsum et sapien.

  • Halworks Ltd, inc.
  • Toms and family inc.
  • Bricks and woods ltd.
Read more

Cihan Boya Yük Asansoru

PROJE DETAYLARI

Otomotiv boya sektörünün öncülerinden Cihan Boya rengini belli etti. Yeni yaptırdığı satış ofisi için inşa ettiği plaza büyük bir görsellik ve büyük bir ihtişamla parmak ısırttırıyor. Enzo Nobel ödülü sahibi Cihan Boya her sene bu ödüle aday ve aday olmakla kalmayıp ödülü bizzat alıyor. Firma sahibi Bahattin Bey “ tırnaklarıyla yaşamı kazanmış ” bir profildir. Oturup konuştuğunuzda birden sakinleşmeye başlıyorsunuz. Sakin ve samimi üslubu ile oturup saatlerce sohbet edebileceğiniz bir “ yaşanmışlık abidesi ”dir. Sohbeti hayata dair hep anekdotlarla doludur. “ Bir çantayla başladım ” derdi bu işe. Ayaklarım su toplar hatta ayakkabı dayanmaz, bende yanıma bir spor ayakkabı bir de kösele alırdım. Yürümeleri spor ayakkabı ile yapar, kapıya geldiğimde köseleleri giyer, yüzümü yıkardım bende. Herkesin hayatında bir roman vardır. Fakat Bahattin Bey’ in romanı biraz merakla dinlenecek ve dersler çıkarılacak bir hayat.

Konumuza gelelim uzatmadan. Dört pistonlu bir araç platformu yaptık. 7,5 m seyir mesafesi olan araç platformu, inşaat başlangıç sürecinde başladığımız bir imalattır. Bizi tercih ederken “ referansla size ulaştım ” dedi. Referansı bilmiyorduk. Yanına görüşmeye gittiğimizde büyük bir asansör  firması ısrarla bizi önermiş. Hatta “ siz niye yapmıyorsunuz  “ demiş . Bahattin bey, onlar da “ işi uzmanına bırakalım, bizde insan asansörünü yapalım ” deyince merakı daha da artmış. Bunu da itiraf edecek kadar açık sözlü ve açık gönüllü biridir Bahattin Bey.

İşimizi yaptık. Çok erken bitmişti. Devreye almamızı istemedi; inşaat devam ettiği için. Sonrasında biz makine ile ilgili hiç konuşmadık. Fakat fırsat buldukça bu yaşam abidesi ile telefonla, yüz yüze konuşmak, sohbet etmek istedik. Her şey almak ve satmak değildir. Al-sat kültürü kapitalizmin sosyal hayatlarımıza soktuğu tüketen ve her şeyi çıkar ilişkisi görmemizi ve yaşamamızı sağlayan bir tüketici kültürdür. Bir ticari faaliyetinizi veya hizmetinizi istediğiniz kadar “ allayıp pullayın ” taş çatlasın on dakika sürer. Biraz daha zorlarsanız teknik donelerle otuz dakika sürer. Sonra…

Hiçbir şey konuşamazsınız, heybenizde insana dair bir şey yoksa.  Biz yapmasak da birileri platform yapar. Veya siz istediğinize yaptırabilirsiniz. Önemli olan al-sat mantığı haricinde insani ve dostane payda da buluşabilmek. Çünkü insan öğrenmek için çevresini de zenginleştirmelidir. Dostlarını ve sosyal ilişkilerini çoğaltmalıdır. Tüketen değil üreten bir diyalog ve samimiyete dayanmalıdır. Dürüstlük en kısa sürede test edilebilecek bir karakterdir. Biz bunu Cihan Boya’da ve onu şekillendiren Bahattin Bey ile çok net yaşadık.

  • Clean and modern architecture
  • Eco friendly materials
  • Idea to final solution
PROJECT BACKERS

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Quisque nec erat erat. Integer blandit, nulla quis fermentum hendrerit, nisi diam viverra metus, porta semper est ipsum et sapien.

  • Halworks Ltd, inc.
  • Toms and family inc.
  • Bricks and woods ltd.
Read more

Erdoğanlar Aluminyum Yük Asansoru

PROJE DETAYLARI

KOSGEB ’in, TÜBİTAK ’ın destekleriyle Erdoğanlar Alüminyum bilimselleşti. Bilim desteklerini peşi sıra kendine alan Erdoğanlar Alüminyum…

Tabi ki böyle bir şey manşetten dolayı akıllara gelebilir. Fakat olaya bir espri  katarak ilk cümleyi kaleme aldık.

Boğaziçi Platform her türlü fikre açık ve önerileri süzgecinden geçirdikten sonra bir bir bir hayata geçirmek için mücadele eder. Bu söylemi  Erdoğanlar Alüminyum ile yaptığımız işbirliğinden daha sonra rahatlıkla söyleyebiliriz. Erdoğanlar Alüminyum Ar-Ge ekibi ile yaptığımız toplantıda tamamen otomasyona dayalı bir öneri geldi. Hiç tereddüt etmeden ve heyecanlanarak hemen kabul ettik. Çok zordu. Gerçekten mantığı, bilimi zorlayan bir sistemdi. Her şeyden bir örnekleme vardı. Tren rayından,  fırın kazanından, giyotinden, hidrolikten, akıllı sistem sensöründen, her şeyden ama her şeyden bir örneklemeyle masamızı, kafamızı doldurduk. Oturduk sıralama yaptık. Sistem anlatınca bile çile yuvasıydı. Neresinden tutsan bir kördüğümdü.

Yılmadık. Sakin sakin ezberlerimize rollerimize çalıştık. Bazen nefesimiz kesiliyor, ellerimiz titriyor, yüreğimiz sızlıyordu. Korkudan değil heyecandan. Çünkü amaç bir şeyler bırakmak insanlığa. Hediye etmek bir şeyleri. Günler sonra bir araya geldik, kimsede ses yok. Malzemelerimiz, heybemizdekileri bir bir çıkardık. Sessizliği sadece fabrikanın çalışması bozuyordu. Meraklı gözler üzerimizdeydi. Bizde merak ediyorduk. Çay molasına bile çıkamaz olduk. Heyecandan dudaklarımız lal olmuştu.

Bir bir süzüldüler…” derdi şair. Aynen öyle oldu. Bir bir monte ettik. Sonra büyük gün yaklaştı. Denedik olmadı. Bir daha denedik! Her parça çalışıyor fakat senkronize edemedik.  Yılgınlık yoktu fakat akıllıca da düşünemiyorduk.  Stres yüzümüzde terlerle yere düşerken tuttuğumuz her şey elimizde terliyordu sıkmaktan.

Bir şey yaparken her türlü aksilik olur. Hele ki yaptığınız bir ilkse. Öncesi olmayan ilk sizin elinizde şekillenen bir şeyse. Stresiniz artar moraliniz bozulur o an. Fakat umutsuzluk, inanmamak içinize bir kurt gibi girerse o zaman korkun işte. O zaman bittiğiniz andır. Biz ve Erdoğanlar Alüminyum yöneticileri o kadar inanmıştık ki bu işin çok güzel olacağına. Bir kez olsun inancımızı yitirmedik.

Sonra biri mesaj attı. Videoydu. Biz artık geç saat olduğu için çıkmıştık. Kalan ve bir o kadarda olumsuz tabloyu kabullenmeyen arkadaşlar, gecenin tam en kör saatinde mesaj attı. Sistemi devreye almışlar. Hemen kilometrelerce uzaklıktaki montaj yapılan tesise gittik. Sadece gülüyorduk. Karnımız ağrıyana, çenemiz gerilene kadar gülüyorduk başarmıştık. Sistem senkronize olmuş ve “tıkır tıkır” çalışıyordu. “Başardık” dedi birisi. Aslında hepimizin dili olmuştu bu söylem. Evet BAŞARMIŞTIK.

Beş pistonlu bir platformdu. Her şey otomasyonla çalışıyordu. Siz sadece yükleme alanına yükü bırakıyorsunuz, sistem ürünü alıyor ve yerine teslim ediyor. Yük bırakılıyor, platform kumanda ile çalışmaya başladıktan sonra kata geliyor. Kapılar açılıyor, bekleyen yükü alıp tekrar kapıları kapatıp yükü aşağı indiriyor ve ardından kapı açılıp final yerine yükü indiriyor.

Olmuştu. Bizde bu işte olgunlaşmıştık ve tarihe yazılacak, Ar-ge diyeceğimiz bir işlemi yapmıştık. Bu işlemle Dede Korkut masallarındaki gibi bir ismi hak etmiştik.  İsmimizi müşterilerimiz belirleyecekti. Fakat biz kendimize “SERÜVENCİ” diyoruz şimdilik. İlkler hep korku verir. Ezberler sıradan adamların işidir. Cesur olanlar, şairinde dediği gibi ;

Birazda serüvendi yaşamak

belki yatkındı büyük yolculuklara

ki serüvenler daima büyük aşklar

ve büyük yolculuklarla başlar

HOŞÇAKALIN.

  • Clean and modern architecture
  • Eco friendly materials
  • Idea to final solution
PROJECT BACKERS

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Quisque nec erat erat. Integer blandit, nulla quis fermentum hendrerit, nisi diam viverra metus, porta semper est ipsum et sapien.

  • Halworks Ltd, inc.
  • Toms and family inc.
  • Bricks and woods ltd.
Read more

Günsan Yük Platformu

PROJE DETAYLARI

Günsan elektrik, namı diğer Shcinder elektrik ışık saçıyor. Elektrik sektörünün duayeni olarak gösterilen firma imalatını profesyonel taşıma sistemiyle dizayn etti. Samandıra’daki imalatında daha önce kullanılan ve her yerde kabul görmeyen, firmanın İSG’si tarafından kabul görmeyen Halatlı sistem caraskalın yerine hidrolik Yük Platformu kuruldu. İmalatçısı ve kurulum firması Boğaziçi Platform olan yük platformu eksiksiz ve çalışır vaziyette görevini layıkıyla yapmaya çalışıyor.

Günsan Elektrik , web sitesindeki “hakkımızda” yazısında anlatıldığı gibi bir firmadır.

  • Günsan Ailesi mütevazidir.
  • Günsan Ailesi samimidir.
  • Günsan’da herkes ailenin bir parçasıdır.
  • Günsan ailesi hem atik hem de istikrarlıdır.
  • Günsan ailesi gelenekseldir.

Firmaya girdiğinizde zaten sizi karşılayan bu üste yazdıklarımızdır. İşlerinde çok profesyonel ve samimidirler. Samimiyetlerinin içerisinde yaptığınız iş zor olsa bile size tedirginlik yaratacak bir agresiflikte değildir.

Firmaların yaptıkları iş ne olursa olsun söylemleriyle, pratikleri aynı olmalıdır. Biz bunu sonuna kadar yaşadık. Ve işleri o kadar rast gitti ki her şey bir biri ardına sıralı bir şeklide vakit kaybettirmeden ve risk teşkil etmeden tamamlandı. Firmanın da ısrarla üstünde durduğu buydu. İlk görüşmeye, İSG uzmanının katılması ve tamamen iş güvenliği üzerinde notlar aldırması ve taleplerini sıralaması firmanın neye dikkat ettiğini apaçık gösterdi.

İnsan değeri hiçbir şeyle ölçülemez. İnsana verdiğiniz değer de bulunduğu yere göre farklılıklar gösterse de özünde koruyu ve kollayıcı tedbirlerle olmaktadır. Çalışanlarınıza verdiğiniz önem, işlerinizin aksamaması ve tehlikeden uzak durmak için alınan tedbirler değildir. Bunlar belki etkileyici durumlardır. Fakat belirleyici olan çalışanın en küçük bir tehdit ve tehlikeyle karşılaşmamasıdır.

İş kazalarının bu kadar yoğun olduğu bir ortamda, böylesi hamleler bizi gerçekten umutlandırıyor ve cesaretlendiriyor.

İş yerlerimiz genel bir tarifle “bizim ekmek kapılarımızdır”. Ekmek yediğimiz yerde boğazımıza bir şey düğümlenmemelidir. Sindirmemiz kolay olmalıdır. Moralimiz yüksek olmalıdır. Karşılıklı bağıntılar yasası vardır felsefe de. Her şey bir biriyle bağıntılıdır. İş verimi, karlılığı getirir. Siz verim için elinizden gelen her şeyi düzenli yapar ve sağlıklı bir ortam yaratırsanız işlerinizde sekteye uğramadan hallolur ve varlık gerekçeniz “kazanç” size kat be kat dönüş yapar.

Herkesi eşit görmek ve aile kavramı içerisinde görmek istiyorsak ayrımcılık değil, birleştirici olmalıyız. Hatta hak edene hak ettiğini fazlasıyla verip pozitif ayrımcılık yapmak gerek.

Atalarımızın bir sözü “ekmeği ekmekçiye yaptır, bir tane de fazla ver”  der. İşi uzmanına bırakmalıyız. “İş bilenin kılıç kuşananındır” sözü gibi olmalıdır. Atasözü dersi gibi oldu. Fakat gerçekleri hangi tabir ve eylem açıklıyorsa onunla anlatmalıyız.

Günsan Elektrik, bizden aldığı çift pistonlu yük platformu ile bünyesinde geliştirdiği bağları daha da bir pekiştirmektedir.

“Önce insan” diyorsak, insanca yaşam koşulları oluşturmamız kaçınılmaz bir görevdir.

Günsan Elektrik’de bunu çok net görebilirsiniz.

  • Clean and modern architecture
  • Eco friendly materials
  • Idea to final solution
PROJECT BACKERS

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Quisque nec erat erat. Integer blandit, nulla quis fermentum hendrerit, nisi diam viverra metus, porta semper est ipsum et sapien.

  • Halworks Ltd, inc.
  • Toms and family inc.
  • Bricks and woods ltd.
Read more

Kale Yük Asansörü

PROJE DETAYLARI

Bodrum denince hemen akla  Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı’nın Aganta Burina Burinata kitabı gelir. Denize özlemi ve unutulmayacak sözleri okuyanların aklında mıh gibi kalmıştır.

Buralara nereden geldik diye düşünmeyin. Biz Bodrum’a girdiğimizde o sözler ve edebiyat geldi. Gerçi bakmayın şimdi çok kalabalık bir şehir olmuş  Bodrum. Her yerde evler,metre başı kalabalık, yüksek limitte müzik sesi ve nefes alınmayan bir nemli hava. Ne gezebilir ne de konuşabiliyorsunuz nemin hakim olduğu havada. En iyisi bulunduğunuz otelden veya yerden çıkmamak. Ne Bodrum’un nede Halikarnas Balıkçısı’nın bundan haberi vardır. Onlar koşulları itibari ile yaşadılar ve yaşıyorlar. Biz severiz her şeyi sonuna kadar tüketmeyi. Popülerliği yaşamak bize has…

Bir ünlü göreceğiz veya Bodrum’da olmanın sosyal medyada veya sosyalleşmede bahsedilmesi “ayrıcalık” sağlar heyecanı ve reklamı içerisindeyiz. Fakat gerçek hiç de öyle değildir. Magazin programlarının etkisini ve popüler kültürün ası olmak böyle bir şey galiba…

Kötülemek veya karalamak değildir amacımız. Dedik ya Bodrum’un ve Halikarnas Balıkçısı’nın suçu değildir bu bahsettiklerimiz. Ama insan oraya gidince de okuduğundan oluşan hayallerindeki yeri de görmek istemiyor değil.

Sakinlik ve saflık hep huzur verir. Beyaza bürünmüş  taşların bir bir çoğalması ile oluşan betonlaşma topraktan eser bırakmamıştır. Tek sevindirici olansa imar yasasının yüksek kat izni vermemesi ve tek tip yapıların karar altında resmiyet kazanmasıdır.

Ama şunu da söylemek mümkün;  bu kadar olumsuzluğu hala taşıyıp kendisini bir doğal görüntüsüne kazandırmaya çalışan hali de Bodrum’u daha anlamlı kılıyor. Yaşanmışlıklar, ilhamlar, ihtişamlı duruşu hala üzerinde duruyor. Sabahları özlediğiniz Bodrum’u görür gibi oluyorsunuz. Bir de kışın.

Bunları anlatırken hala konumuza giremedik. Bodrum’da kaldı aklımız. Kalbimizde…

O kadar büyük ve emekçi bereketli bir yer ki herkese kucak açmasını biliyor. Tek başına milli sermayeye, sermaye katıyor. Binlerce tesis ve milyonlarca misafirini de memnun etmek için elinden geleni de yapıyor. Kalabalık olmasına rağmen gökyüzü o kadar duru ki yıldızların parlaklığını ve yakınlığını hissedebiliyorsunuz. Simsiyah bir gök ve parlak yıldızlar “dilek tutmamızı” buyuruyor gibiler.

Denizi bir harika gerçekten… Milyonları serinletiyor, eğlendiriyor ama yine de ne bir kirlilik ne de bir bulanıklık yok. Dalgasız bir denizde dipten giderken kendinizi deniz içinde balıklarla birlikte yaşar gibi hissediyorsunuz. Sürüler halinde balıkları görüyor ve aynı “Avusturalya Penguenleri” gibi insanlara alışıklar. -Gerçi şuan  “Avusturalya Penguenleri” insanlardan kaçtılar- Serin bir rüzgâr yüzünüzü okşarken kavurucu sıcağın da etkisini azaltmaya çalışan bir doğal klima gibi çalışmakta.

Siz bu yazdıklarımın hayalini kurun ve kendinize biraz zaman ayırın. Gerisini yaşamak isteyenler Bodrum’a gitsin. Gidemeyenler de başlattığım hayali kendileri doğaçlamayla yaşamaya çalışsınlar.

Kale Grup’un, Bodrum’da hatırı sayılır yatırımları mevcuttur. Bodrum merkezin ortasından geçen yolun sağında ve solunda yatırımları ve Bodrum’a katkılarını görebilirsiniz. En son yaptırdığı Depolama yerleri Bodrum’un siluetine hiç zara vermemiş ve sanki yıllardır orayla özdeşleşmiş gibi durmaktadırlar. Firma sahibi Ümit Bey’in bir telefonuyla işe koyulduk. Ne kendisi bizi görmüştü ne biz onu… Fakat yıllardır birbirimiz tanır gibiydik. Anadolu insanı çabuk kaynaşır. Hepimizin yetiştiği bölgeler farklı olsa da ortak paydamız ve kültürümüzdeki kalın çizgiler bir birine çok benzer. En önemlisi de koşullarla şekillenen duygularımızdır, değerlerimizdir. Değerlerimiz aynı gibidir. Biz bize benzeriz yani…

Aldık Ümit beyden siparişleri sonrasında bir bir monte ettik. Şimdilik 20 adet yaptık oraya, olsun devamı gelecek yük platformlarının…

Gelmese ne olacak sanki. Gönlümüz mü kalacak, hatrımız mı? Hiçbiri de kalmayacak. Tek eksikliğini hissedeceğimiz misafir perverliğindeki çabası ve sohbetindeki samimiyet. Artık almak-satmak denklemimiz olmasa da bizim Bodrum’un Kalesi ve Halikarnas Balıkçısı haricinde hatırlayacağımız bir şey daha var. O da Kale Grup ve Ümit Bey.

Herkese selam ve niyazlarımı ederken Bodrum’un sembolünden bir kısas paylaşmadan da olmaz yani.

“Başkasının çizdiği çizgiden gitmek, özgürlüğüme dokunuyor. / Halikarnas Balıkçısı”

  • Clean and modern architecture
  • Eco friendly materials
  • Idea to final solution
PROJECT BACKERS

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Quisque nec erat erat. Integer blandit, nulla quis fermentum hendrerit, nisi diam viverra metus, porta semper est ipsum et sapien.

  • Halworks Ltd, inc.
  • Toms and family inc.
  • Bricks and woods ltd.
Read more