DROGBA PLATFORMCU OLUR MU?

Galatasaray formasıyla sahaya girdiği anda farkını koyan Drogba, ülkesi Fildişi’nde bir kahraman olarak anılıyor

Sektörümüzde de bir Drogba lazım. Gün geçtikçe büyüyen Platform sektörü beraberinde bazı sorunları da çığ gibi büyüterek getirmektedir. Bu sorunları çözecek bir düzenleme ve yasal çalışma yok. Sektör neyle ne zaman karşılaşacağını bilmiyor. Nicel olarak artan bu sektörde nitelik hala herkesin kendi içerisinde fakat sektörel bir yayılma göstermemekte. Bir çatı örgütlülüğü ise kesinlikle yok.
Sektörde her hangi bir meslektaşımız bir sorunla karşılaştığında kendi içinde çözmeye çalışmakta. Çünkü sektördeki diğer meslektaşları onu korumaktan veya yardımcı olmaktan öteye onu izole eden veya onun yaşşadığı sorun üzerinden prim yapmaya çalışan “bel altı vuran” bir yaklaşım veya pratik içerisindedir. Her kes kendi gücü oranında hareket ettiğinde haliyel sektörde bile “büyük balık küçük balık” sınıf çelişkisi ve hazin sonu var. Dünya üzerinde en riskli işlerden biri olan sektörümüzde aşırı bir bencillik ve “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı var.
Tekelleşmenin hızla yaşandığı sektörümüzde, operatörlükten veya “elindeki üç beş kuruşu” toplayıp kendisine bir makine alan meslektaş arasında bir sınıf ayrımı olmakta.
Sektörün akademik bir yapılanması veya bir manifestosu olmadığından sektörde taklit başlamaktadır. Her büyüyen büyük olarak gördüğünü taklit etmekte ve “küçük Yusuflar, Ahmetler, yaşarlar….” Çıkmakta. Hepsi “para her kapıyı açar” veya “para bende en büyük benim” film replikleri gibi yaşamaktadır. Toplantılarda bile disiplinden uzak, eleştiriyi almayan, özeleştiriyi hiç ama hiç bilemeyen “ne diyorsunuz ulan para bende” ukalalığı gösteren bir şekil oluşmakta.
Sektörümüzde Drogba’dan bahsettik. Drogba bir siyasetçi değil. Hatta bir röportajında “Afrika’nın çocuklarını da hiç aklından çıkarmadı. Drogba’ya dair makalelerde ülkesi için yaptıklarının Fildişi Sahili Devlet Başkanı’ndan dahi fazla olduğu savunuldu. Ona da çok soruldu: “Politikaya girsene!” BBC’nin Drogba belgeselinde, “Ben kimseyi yargılayacak değilim. Halkım çok acı çekti. Çok insan öldü. Bu savaştan ben de çok acı çektim. Şimdi kalkıp, ‘Benim köyüme saldırdılar’, ‘Öldürdükleri adam benim ailemden’ diyebilirim. Ya ötekileri? Acı çekmeye devam eden ve konuşamayan insanlar var. O yüzden buradayım” diyordu.
Şimdi bizde politika yapmayan ama sektörü bir seviyeye getirecek DROGBA’lar bekliyoruz. Sektörümüzün gerçekten çok ihtiyacı var. Acil olarak akademik kadrolarla iş birliğine girilip nitelikli kadrolar transfer edilmesi veya kendi içerisinde çıkartılmalıdır. Çatı örgütler ve STK’ların işlerlik kazanması için aktif adımlar atmaları gerekmektedir. Kitapsız, kuralsız hiçbir toplumda sistem kurulmaz. Bu yüzden PLATFORMCU ANAYASA çıkartılması gerekmektedir. Teknik ve akademik kadroların yetişmesi için Liseler değil üniversiteler açılması için seferber edilmesi gerekmektedir.
Tekelleşmenin önüne geçmek için “yapı denetim firmalarında olduğu gibi” bölgesel kısıtlamalar getirilmelidir.
Rekabettek “büyük balığa küçükler ikram edilmemesi için berberler odasının bile bir Fiyat Tarifesi gibi tarifesi olmalıdır. Hepsinin ortak kurduğu bir gazeteyle akademik ve teorik yazılar yazan yayınlar çıkartılmalı ve örgün eğitimin yanında açıköğretim gibi eğitimler verilmelidir. Her firma sahibi ve yanında çalıştırdığı çalışanların bilgileri kayıt altına alınmalıdır.
Sektör o zaman daha etkili ve güçlü bir duruma gelebilir. Haliyle daha dikkate alınır daha etkin bir rolü olur. Keşke Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi partilerin aday belirlemek için görüştüğü bir zamanda keşke Platform sektörü STK’sı veya derneği veya odasıyla da görüşseydi.
Bağış Erten’in dediği gibi, Galatasaray bir ruh transferi yaptı…

BİZDE BÖYLE BİR RUH YARATMALIYIZ. VE O RUH HEPİMİZİ BİRLEŞTİRMELİ.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir