araç asansörleri

CİHAN BOYA’NIN RENGİ BELLİ

Otomotiv boya sektörünün öncülerinden Cihan Boya rengini belli etti. Yeni yaptırdığı satış ofisi için inşa ettiği plaza büyük bir görsellik ve büyük bir ihtişamla parmak ısırttırıyor. Enzo Nobel ödülü sahibi Cihan Boya her sene bu ödüle aday ve aday olmakla kalmayıp ödülü bizzat alıyor. Firma sahibi Bahattin Bey “ tırnaklarıyla yaşamı kazanmış ” bir profildir. Oturup konuştuğunuzda birden sakinleşmeye başlıyorsunuz. Sakin ve samimi üslubu ile oturup saatlerce sohbet edebileceğiniz bir “ yaşanmışlık abidesi ”dir. Sohbeti hayata dair hep anekdotlarla doludur. “ Bir çantayla başladım ” derdi bu işe. Ayaklarım su toplar hatta ayakkabı dayanmaz, bende yanıma bir spor ayakkabı bir de kösele alırdım. Yürümeleri spor ayakkabı ile yapar, kapıya geldiğimde köseleleri giyer, yüzümü yıkardım bende. Herkesin hayatında bir roman vardır. Fakat Bahattin Bey’ in romanı biraz merakla dinlenecek ve dersler çıkarılacak bir hayat.

Konumuza gelelim uzatmadan. Dört pistonlu bir araç platformu yaptık. 7,5 m seyir mesafesi olan araç platformu, inşaat başlangıç sürecinde başladığımız bir imalattır. Bizi tercih ederken “ referansla size ulaştım ” dedi. Referansı bilmiyorduk. Yanına görüşmeye gittiğimizde büyük bir asansör  firması ısrarla bizi önermiş. Hatta “ siz niye yapmıyorsunuz  “ demiş . Bahattin bey, onlar da “ işi uzmanına bırakalım, bizde insan asansörünü yapalım ” deyince merakı daha da artmış. Bunu da itiraf edecek kadar açık sözlü ve açık gönüllü biridir Bahattin Bey.

İşimizi yaptık. Çok erken bitmişti. Devreye almamızı istemedi; inşaat devam ettiği için. Sonrasında biz makine ile ilgili hiç konuşmadık. Fakat fırsat buldukça bu yaşam abidesi ile telefonla, yüz yüze konuşmak, sohbet etmek istedik. Her şey almak ve satmak değildir. Al-sat kültürü kapitalizmin sosyal hayatlarımıza soktuğu tüketen ve her şeyi çıkar ilişkisi görmemizi ve yaşamamızı sağlayan bir tüketici kültürdür. Bir ticari faaliyetinizi veya hizmetinizi istediğiniz kadar “ allayıp pullayın ” taş çatlasın on dakika sürer. Biraz daha zorlarsanız teknik donelerle otuz dakika sürer. Sonra…

Hiçbir şey konuşamazsınız, heybenizde insana dair bir şey yoksa.  Biz yapmasak da birileri platform yapar. Veya siz istediğinize yaptırabilirsiniz. Önemli olan al-sat mantığı haricinde insani ve dostane payda da buluşabilmek. Çünkü insan öğrenmek için çevresini de zenginleştirmelidir. Dostlarını ve sosyal ilişkilerini çoğaltmalıdır. Tüketen değil üreten bir diyalog ve samimiyete dayanmalıdır. Dürüstlük en kısa sürede test edilebilecek bir karakterdir. Biz bunu Cihan Boya’da ve onu şekillendiren Bahattin Bey ile çok net yaşadık.

Yük Platformu yükünüzü, Boğaziçi Platform yüreğinizi hafifletir.

Read more

BODRUM’UN KALESİ

Bodrum denince hemen akla  Cevat Şakir Kabaağaçlı’nın nam-ı diğer Halikarnas Balıkçısı’nın Aganta Burina Burinata kitabı gelir. Denize özlemi ve unutulmayacak sözleri okuyanların aklında mıh gibi kalmıştır.

Buralara nereden geldik diye düşünmeyin. Biz Bodrum’a girdiğimizde o sözler ve edebiyat geldi. Gerçi bakmayın şimdi çok kalabalık bir şehir olmuş  Bodrum. Her yerde evler,metre başı kalabalık, yüksek limitte müzik sesi ve nefes alınmayan bir nemli hava. Ne gezebilir ne de konuşabiliyorsunuz nemin hakim olduğu havada. En iyisi bulunduğunuz otelden veya yerden çıkmamak. Ne Bodrum’un nede Halikarnas Balıkçısı’nın bundan haberi vardır. Onlar koşulları itibari ile yaşadılar ve yaşıyorlar. Biz severiz her şeyi sonuna kadar tüketmeyi. Popülerliği yaşamak bize has…

Bir ünlü göreceğiz veya Bodrum’da olmanın sosyal medyada veya sosyalleşmede bahsedilmesi “ayrıcalık” sağlar heyecanı ve reklamı içerisindeyiz. Fakat gerçek hiç de öyle değildir. Magazin programlarının etkisini ve popüler kültürün ası olmak böyle bir şey galiba…

Kötülemek veya karalamak değildir amacımız. Dedik ya Bodrum’un ve Halikarnas Balıkçısı’nın suçu değildir bu bahsettiklerimiz. Ama insan oraya gidince de okuduğundan oluşan hayallerindeki yeri de görmek istemiyor değil.

Sakinlik ve saflık hep huzur verir. Beyaza bürünmüş  taşların bir bir çoğalması ile oluşan betonlaşma topraktan eser bırakmamıştır. Tek sevindirici olansa imar yasasının yüksek kat izni vermemesi ve tek tip yapıların karar altında resmiyet kazanmasıdır.

Ama şunu da söylemek mümkün;  bu kadar olumsuzluğu hala taşıyıp kendisini bir doğal görüntüsüne kazandırmaya çalışan hali de Bodrum’u daha anlamlı kılıyor. Yaşanmışlıklar, ilhamlar, ihtişamlı duruşu hala üzerinde duruyor. Sabahları özlediğiniz Bodrum’u görür gibi oluyorsunuz. Bir de kışın.

Bunları anlatırken hala konumuza giremedik. Bodrum’da kaldı aklımız. Kalbimizde…

O kadar büyük ve emekçi bereketli bir yer ki herkese kucak açmasını biliyor. Tek başına milli sermayeye, sermaye katıyor. Binlerce tesis ve milyonlarca misafirini de memnun etmek için elinden geleni de yapıyor. Kalabalık olmasına rağmen gökyüzü o kadar duru ki yıldızların parlaklığını ve yakınlığını hissedebiliyorsunuz. Simsiyah bir gök ve parlak yıldızlar “dilek tutmamızı” buyuruyor gibiler.

Denizi bir harika gerçekten… Milyonları serinletiyor, eğlendiriyor ama yine de ne bir kirlilik ne de bir bulanıklık yok. Dalgasız bir denizde dipten giderken kendinizi deniz içinde balıklarla birlikte yaşar gibi hissediyorsunuz. Sürüler halinde balıkları görüyor ve aynı “Avusturalya Penguenleri” gibi insanlara alışıklar. -Gerçi şuan  “Avusturalya Penguenleri” insanlardan kaçtılar- Serin bir rüzgâr yüzünüzü okşarken kavurucu sıcağın da etkisini azaltmaya çalışan bir doğal klima gibi çalışmakta.

Siz bu yazdıklarımın hayalini kurun ve kendinize biraz zaman ayırın. Gerisini yaşamak isteyenler Bodrum’a gitsin. Gidemeyenler de başlattığım hayali kendileri doğaçlamayla yaşamaya çalışsınlar.

Kale Grup’un, Bodrum’da hatırı sayılır yatırımları mevcuttur. Bodrum merkezin ortasından geçen yolun sağında ve solunda yatırımları ve Bodrum’a katkılarını görebilirsiniz. En son yaptırdığı Depolama yerleri Bodrum’un siluetine hiç zara vermemiş ve sanki yıllardır orayla özdeşleşmiş gibi durmaktadırlar. Firma sahibi Ümit Bey’in bir telefonuyla işe koyulduk. Ne kendisi bizi görmüştü ne biz onu… Fakat yıllardır birbirimiz tanır gibiydik. Anadolu insanı çabuk kaynaşır. Hepimizin yetiştiği bölgeler farklı olsa da ortak paydamız ve kültürümüzdeki kalın çizgiler bir birine çok benzer. En önemlisi de koşullarla şekillenen duygularımızdır, değerlerimizdir. Değerlerimiz aynı gibidir. Biz bize benzeriz yani…

Aldık Ümit beyden siparişleri sonrasında bir bir monte ettik. Şimdilik 20 adet yaptık oraya, olsun devamı gelecek yük platformlarının…

Gelmese ne olacak sanki. Gönlümüz mü kalacak, hatrımız mı? Hiçbiri de kalmayacak. Tek eksikliğini hissedeceğimiz misafir perverliğindeki çabası ve sohbetindeki samimiyet. Artık almak-satmak denklemimiz olmasa da bizim Bodrum’un Kalesi ve Halikarnas Balıkçısı haricinde hatırlayacağımız bir şey daha var. O da Kale Grup ve Ümit Bey.

Herkese selam ve niyazlarımı ederken Bodrum’un sembolünden bir kısas paylaşmadan da olmaz yani.

“Başkasının çizdiği çizgiden gitmek, özgürlüğüme dokunuyor. / Halikarnas Balıkçısı”

Read more

BOĞAZİÇİ PLATFORM 16. ULUSLARARASI ASANSÖR FUARI’NDA

BOĞAZİÇİ PLATFORM olarak 21-24 Mart tarihlerinde yapılacak olan 16. Uluslararası Asansör Fuarı’ndayız.

İFO İstanbul Fuar Hizmetleri A.Ş. tarafından iki yılda bir düzenlenen Uluslararası Asansör Fuarı TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi’nde yapılacak.

Türkiye’nin pek çok ilinden yoğun katılımın olduğu önceki fualar gibi yine yoğun katılımın olması bekleniyor. Bu sene Balkanlar, BDT Ülkeleri, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinden de çok sayda firma ve sektörel aktör Asansör Fuarı’na iştirak ediyor.

Dört gün boyunca on binlerce kişinin ziyaret etmesi beklenen Asansör Fuarı’nda asansör sektörünün gelişen teknolojilerini yakından takip edebilme ve dört kıtadan gelen katılımcı ve ziyaretçilerle buluşma fırsatı sunuluyor.

Boğaziçi Platform olarak biz de özellikle hidrolik yük ve araç asansörleri ile personel yükseltici platform alanında yerli ve yabancı yatırımcılara çözüm ortaklığı projelerimizle fuarda yerimizi alacağız.

Bu yıl “Geleceğe Güçlü Bir Adım” sloganıyla organize edilen fuara biz de geleceğe güçlü adımlar attığımız bir dönemde katılıyoruz.

BOĞAZİÇİ PLATFORM olarak Salon 7 No 32’de sizleri bekliyoruz.

Yenilikçi projelerimizi merak eden ziyaretçilerimize sürprizlerimiz olacak.

Read more