DÜRÜSTLÜK (+/*-) = TEKNİKEL İNŞAAT

Yıllar yıllar önce bir inşaat yapılmış. İnşaatın bütün işleri bitmiş. Herkes bir bir evlerine taşınmış. Çok sevmişler evlerini. Bahçesi, oyun parkı, otoparkı, güvenliği, dış alan düzenlemesi çevre tarafından çok beğeniliyormuş. “Acaba kim oturuyor bu güzel evde” diye de konu komşu söyleniyor, iç çekiyorlarmış.

Düğünler yapılmış, doğum günleri kutlanmış. Yeni yeni bebeler binaya gelmiş. Toplum misali, her evde bir ses, bir cümbüş, bir tatlı huzur yükseliyormuş. “Bakkala gidiyorum, bir şey lazım mı” dermiş çocuklar komşularına. Pazardan alınan şeylerden komşularının kapısına bırakırlarmış “Hatice teyze şimdi çıkamamıştır pazara” diye. Düğün olduğunda birlikte halaya dururlarmış, yeni bir hayat dünyaya ilk nefesini verdiğinde herkes bir şeyler hazırlar kırkı çıkana kadar, sütü bol gelsin diye komşularını, kızlarını, bacılarını yalnız bırakmazlarmış.

Mehmet amca gece fenalaşınca komşuları çok telaşlanmışlar. Aman aman korkular sarmış amcalarına bir şey olmasın diye.

Sonra bir gün kara bulutlar çıkmış. Fırtınalar esmiş. Camları zangır zangır sallanmış. Tufan kopmuş. Nuh’un gemisi olsa hemen herkes binecekmiş. Çocuklar korkmaya başlamışlar. Sonra elektrikler kesilmiş. Şimşek arada bir etrafı aydınlatırken de yürekleri patlatan bir sesle ortalığı inletirmiş.  Sonra sessizlik olmuş. Yine şimşek çakarken bir karartı belirmiş. Tekrar sessizlik başlamış. Birden “booommm” diye ses gelmiş. Kapı büyük bir gürültüyle kırılmış, içeri giren kalın bir sesle kahkaha atmaya başlamış.  İçeri girmiş çamurlu ayakları, elinde fener, başından aşağı su süzülerek karartı.

Korktunuz mu? Valla ben yazarken korktum. Acaba ne çıkacak diye. Meğerse “kötü” komşu çıkmış. Kötü mü iyi mi bilmiyoruz tabi. Kimseyi de yadırgayamayız. Ne de olsa bir hikâye bu.

Fakat bu hikâyeye benzer bir hikâye duyduk. Birazda hayal gücümüzü kattık. Konumuz fizik. Tabii ki de şaka şaka…

Yıllar önce -bu sefer gerçek- biten bir binada aynı hikâyede olduğu gibi iskân alınmış, her şey bitmiş malikler katlarına kavuşmuşlar. Yıllar sonra bir malik “projede otopark asansörü var neden şimdi otoparkta asansör yok” diye bir soru sormuş. Sormuş fakat binadaki herkesin isteği üzerine otopark yapılmaması istenmiş. Çünkü otopark alanı şuan barınak olarak dizayn edilmiş ve araçların üstten girecekleri yer oyun parkına tekabül ediyormuş. -Bu arada binanın her yerinde yeşillikler ve ağaçlar var.- Bu konu yıllar sonra tekrar açılmış ve arkadaş “ben istiyorum” demiş.

Şimdi hikayeye giriyoruz. İşi teslim eden taahhüt firması yıllar sonra hiç sorun yapmamış ve tüm maliklerle tekrar bir araya gelip “siz de istiyor musunuz” diye sormuş. Daha önce verdikleri cevabın aynısı vermişler “ne gerek var, fuzuli masraf” fakat bir Malik’in itirazı devam edince firma sahibi Zeki bey, “tamam yapacam” demiş. Herkes itiraz etmiş fakat “bir kişinin huzursuz olduğu yerde para benim için son plandadır.”

Bizi aradılar. Konuyu da bu kadar yakından bilmemin sebebi ise zaten sürekli bu konu içerisinde olmamız. Bütün prosedürleri hazırladık. Makineyi bitirdik. Kocaman otoparkı olan sitede sadece komşunun kendi aracı ve bir araç daha girecek yere “bir sürü para” harcandı ve otopark asansörü yapıldı. İki araç için yaklaşık olarak + ev parası harcandı.

Dürüstlük, sattığın malın arkasında durmak gibi alengirli sözler duyarız ya… Herkes işini süper yapmıştır. Kurumsallaşmıştır. Satış sonrası memnuniyet onlar için çok önemliymiş. Lafügüzaf hepsi. Bunca yıldır ticaretin ve hayatın içindeyim fakat çoğu lafın, pratikte olmadığını çokça gördüm. Ender gördüğüm karakterlerden biri de Zeki Bey’dir.

Ticari bağımız haricinde ortalama sayılabilecek bir diyalog içerisinde bile olmadık. Fakat dürüstlüğünü işi yapınca gördük. İç dünyasından dolayı da işi bir bir rast gitti.

Şimdi hayırlı olsun değerli komşularına.

Biz bunun mukayesesini yapacak durumda değiliz. Mutlaka herkesin haklı olduğu konular vardır. Saygı duyarız. Örnekleme yapmak istedik. Dürüstlük, sözün arkasında durma, hatta yazılı bir bağlayıcılık yokken sadece “binanın huzuru bozulmasın” diye komşusunun “gönlünü almasını” bilen biridir.

Teşekkürler Teknikel İnşaat, Teşekkürler Metin Bey.

Teşekkürler “ince düşünceli” Zeki bey.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir