Archives for Ağustos 2019

HOLLANDALI YEŞİL DEDİ

FAURECIA POLİFLEKS otomotiv Bursa Orhangazi’de faaliyet gösteren bir Hollanda firmasıdır. Otomotiv yedek parça ve aksesuarlarının imalatı yapan firma Türkiye’de kendi alanı ile ilgili en fazla imalat yapan bir firmadır. Dünyaca bir otomotiv markasının yedek parça ve aksesuarlarının imalatı konusundaki tek firmadır. Firmanın en büyük özelliği Türkiye’de kendi alanında en büyük olması değil dünyada da en büyük imalat firmalarından biri olmasıdır.

Neyse firmanın çok tanıtımını yapmayalım da konumuza gelelim. Faurecia firmasıyla bir kez telefonla görüştük ve bir daha görüşmedik. Aylar sonra tabi bir telefon geldi kayıtlı değildi fakat ses tanıdıktı. “Alolaştık” sonra Bursa’daki fabrika da keşif yaptık. Keşfimiz o kadar neşeli geçti ki hala unutamadık o sohbeti. Sonrasında önyargılarımız ve kaygılarımız ortadan kalktı. Belliydi artık rota. Yeni serüvenlere çıkacaktık. Firmanın girişinden itibaren büyük bir kontrol vardı ki biz “bu iş nasıl bitecek” diye de içten içe gülücüklerimizin kıvrımlarında saklıyorduk kaygımızı. Bitmek bilmeyen İSG, güvenlik ve kurumsal eğitimler bize artık “ne zaman biter” sorusunu sorduruyordu.

Bitmişti keşif ve yola koyulma dönemi başlarken kimsede çıt yoktu. Sadece korkunç bir korna sessizliğimizi bozarken, dilimizin ucuna gelmiş küfrümüzle normal hayata döndük.

İşten değil de prosedürler nasıl aşılır. “Yol da yakın değil ki olmadı yarın” diyebilelim. Neyse başladık.

İnanır mısınız en hızlı biten işti. Hatta biz platformu bitirdiğimizde inşaat tam bitmemişti. Herkes bu kadar hızlı biten platforma şaşırmıştı. O kadar konsantre olmuştuk ki iş “elimizde erimişti”.

Keşifteki neşemiz devam etmiş gülüşmelerimizde saklı kalan ne bir kaygı, ne de bir hüzün kalmamıştı. Artık baya baya eğleniyorduk. Zaferleri çok sevmeyiz firma olarak. Başarılar önemlidir. Zaferler de hedefsizleştirir, amaçsızlaştırır insanı eğer yeni bir şeyler koymasak hayata. Zaferlerle yetinmeyiz umudun, heyecanın peşinden koşarız. Bizi biz eden zaten “yaşı hep18” şarkısı gibi “hep 18” deriz kendimize.

Yaptığınız iş ne olursa olsun keyif alacaksınız, seveceksiniz işinizi. Her şeyi sevmek gerek. Sevgi içinde emeği barındırır. Emek kutsaldır, anadır, alın teri, göz nurudur.  Bunları istediğiniz bir şeye verirseniz zaten her yaptığınız iş ve faaliyet gerçekten güzel olur. Kimseye olmasa da bize güzel gelir.

Yaptığımız işten keyif alırken müşterilerimize de keyif veriyoruz. Sadece o da değil, tedarikçilerimiz, taşeronlarımız herkes ama herkes bir keyif ve mutluluğun tebessümü içinde olmaktadırlar.

Çalışanlarımız için konuşmak doğru değil belki ama onların da uzun süredir bizlerle birlikte olması ve aidiyet duygusuyla işlerinizi sanata dönüştürmeleri bizi biraz herhalde haklı çıkartıyor “keyif ve mutluluk konusunda…”

Bursa’da, Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi onlarca makinamız var. Fakat Faurecia’ nın yeri ayrıdır. Çünkü yaptığımız işte emeğimize gösterdiği saygı şirket tarihimizde hafızalarımızda kazınmış halde beklemektedir.

Yeşil Bursa’nın anlamına uysun diye de rengini aynı tuttuk. Yine yeşillendi  Zeytin dalları. Yine yeşillendi Bursa vadisi

Yine Yeşilledi Boğaziçi Platform…

Ya makineyi anlatmayı unuttuk. Onu da resimden anlayın arkadaşlar. Her şey ortada çünkü.

Read more

ERDOĞANLAR ALÜMİNYUM’A AR-GE DESTEĞİ

KOSGEB ’in, TÜBİTAK ’ın destekleriyle Erdoğanlar Alüminyum bilimselleşti. Bilim desteklerini peşi sıra kendine alan Erdoğanlar Alüminyum…

Tabi ki böyle bir şey manşetten dolayı akıllara gelebilir. Fakat olaya bir espri  katarak ilk cümleyi kaleme aldık.

Boğaziçi Platform her türlü fikre açık ve önerileri süzgecinden geçirdikten sonra bir bir bir hayata geçirmek için mücadele eder. Bu söylemi  Erdoğanlar Alüminyum ile yaptığımız işbirliğinden daha sonra rahatlıkla söyleyebiliriz. Erdoğanlar Alüminyum Ar-Ge ekibi ile yaptığımız toplantıda tamamen otomasyona dayalı bir öneri geldi. Hiç tereddüt etmeden ve heyecanlanarak hemen kabul ettik. Çok zordu. Gerçekten mantığı, bilimi zorlayan bir sistemdi. Her şeyden bir örnekleme vardı. Tren rayından,  fırın kazanından, giyotinden, hidrolikten, akıllı sistem sensöründen, her şeyden ama her şeyden bir örneklemeyle masamızı, kafamızı doldurduk. Oturduk sıralama yaptık. Sistem anlatınca bile çile yuvasıydı. Neresinden tutsan bir kördüğümdü.

Yılmadık. Sakin sakin ezberlerimize rollerimize çalıştık. Bazen nefesimiz kesiliyor, ellerimiz titriyor, yüreğimiz sızlıyordu. Korkudan değil heyecandan. Çünkü amaç bir şeyler bırakmak insanlığa. Hediye etmek bir şeyleri. Günler sonra bir araya geldik, kimsede ses yok. Malzemelerimiz, heybemizdekileri bir bir çıkardık. Sessizliği sadece fabrikanın çalışması bozuyordu. Meraklı gözler üzerimizdeydi. Bizde merak ediyorduk. Çay molasına bile çıkamaz olduk. Heyecandan dudaklarımız lal olmuştu.

Bir bir süzüldüler…” derdi şair. Aynen öyle oldu. Bir bir monte ettik. Sonra büyük gün yaklaştı. Denedik olmadı. Bir daha denedik! Her parça çalışıyor fakat senkronize edemedik.  Yılgınlık yoktu fakat akıllıca da düşünemiyorduk.  Stres yüzümüzde terlerle yere düşerken tuttuğumuz her şey elimizde terliyordu sıkmaktan.

Bir şey yaparken her türlü aksilik olur. Hele ki yaptığınız bir ilkse. Öncesi olmayan ilk sizin elinizde şekillenen bir şeyse. Stresiniz artar moraliniz bozulur o an. Fakat umutsuzluk, inanmamak içinize bir kurt gibi girerse o zaman korkun işte. O zaman bittiğiniz andır. Biz ve Erdoğanlar Alüminyum yöneticileri o kadar inanmıştık ki bu işin çok güzel olacağına. Bir kez olsun inancımızı yitirmedik.

Sonra biri mesaj attı. Videoydu. Biz artık geç saat olduğu için çıkmıştık. Kalan ve bir o kadarda olumsuz tabloyu kabullenmeyen arkadaşlar, gecenin tam en kör saatinde mesaj attı. Sistemi devreye almışlar. Hemen kilometrelerce uzaklıktaki montaj yapılan tesise gittik. Sadece gülüyorduk. Karnımız ağrıyana, çenemiz gerilene kadar gülüyorduk başarmıştık. Sistem senkronize olmuş ve “tıkır tıkır” çalışıyordu. “Başardık” dedi birisi. Aslında hepimizin dili olmuştu bu söylem. Evet BAŞARMIŞTIK.

 

Beş pistonlu bir platformdu. Her şey otomasyonla çalışıyordu. Siz sadece yükleme alanına yükü bırakıyorsunuz, sistem ürünü alıyor ve yerine teslim ediyor. Yük bırakılıyor, platform kumanda ile çalışmaya başladıktan sonra kata geliyor. Kapılar açılıyor, bekleyen yükü alıp tekrar kapıları kapatıp yükü aşağı indiriyor ve ardından kapı açılıp final yerine yükü indiriyor.

Olmuştu. Bizde bu işte olgunlaşmıştık ve tarihe yazılacak, Ar-ge diyeceğimiz bir işlemi yapmıştık. Bu işlemle Dede Korkut masallarındaki gibi bir ismi hak etmiştik.  İsmimizi müşterilerimiz belirleyecekti. Fakat biz kendimize “SERÜVENCİ” diyoruz şimdilik. İlkler hep korku verir. Ezberler sıradan adamların işidir. Cesur olanlar, şairinde dediği gibi ;

Birazda serüvendi yaşamak

belki yatkındı büyük yolculuklara

ki serüvenler daima büyük aşklar

ve büyük yolculuklarla başlar

HOŞÇAKALIN.

Read more

WORLD MEDİCİNE YÜKÜNÜ ALDI

Çerkezköy’de büyük bir fabrika kuran World Medicine ’nin kafası rahat. İlaç sektörünün öncü ve lider firmalarından olan World Medicine, uluslararası nitelikte faaliyet göstermektedir. Kapasitesini artırmak ve yeni imalatlar için hız kesmeden yatırımlarına devam etmektedir. Çerkezköy’de 65.000 metrekare fabrikasıyla parmak ısırtan ve kıskandıran bir yatırım yapmaktadır.

Büyük yatırımların “büyük” partneri Boğaziçi Platform ’la işbirliği yaptı. İşbirliğinde tüm yüklerini güvenilir markaya teslim etmenin rahatlığını ve huzurunu yaşamaktadır.  Büyük fabrikasına büyük büyük yük platformları yaptırarak yükünü hafifletmek temelinde ki düşüncesini pratiğe geçirdi.

Boğaziçi Platform ’un yaptığı üç adet farklı tonajlardaki ve niteliklerdeki Yük Platformlarıyla World Medicine’nin “yükünü aldı”.

Çift pistonlu Yük Platformu, Servis Asansörü ve Monşarj asansörü imalatları büyük bir özen ve titizlikle yapıldı. Montaj süreçleri devam eden Platformlar bittiğinde World Medicine de yükünü rahatlıkla taşıyacak ve Dünya’ya ihracatını tamamlamak için kollarını sıvayacak.

Her şey bir biriyle bağıntılıdır. Karşılıklı Bağıntılar Yasası. Her firmayla, imalatları veya hizmetleri ne olursa olsun ortak bir payda yakalayabiliriz. Yeter ki ortak payda da buluşalım. Paydamız imalatımız değil sadece. Kalite, güven ve kararlı duruştur. Boğaziçi Platform da sloganlaşan bir felsefe vardır. Her şey almak ve satmak değildir. Amaç al- sat değil, amaca uygun memnuniyet ve huzuru yaşamak. Her iki taraf için de geçerlidir. İmal eden için de alan içinde… ,

Yükünüz ağırsa Boğaziçi yanınızdadır.

Read more

SENSİZ OLMAZ

Nakış metal “sensiz olmaz” dedi. Alüminyum sektörünün öncü firmalarından Nakış Metal yatırımlarına ara vermeden devam ediyor. Hadımköy ‘de büyük bir alüminyum boya fabrikası kuran Nakış Metal dev tesise dev platform şiarıyla bizleri davet etti. Türkiye’de ilk defa yapılan sekiz pistonlu platform, hem büyüklüğü hem dizaynı hem de otomasyonuyla hafızalardan çıkmayacak bir platform oldu.

Yük platformunun en büyük özelliği uzun olması ve mukavemet anlamında 0,254 tolerans değil x2 olarak dizayn edilmesidir. 4 farklı forklifti çok rahatlıkla kaldırabilen Platformun karkas mekanik aksanında en küçük bir esneme dahi olmaması kullanılan malzemelerin kalitesini gösteriyor.

Yıllık iş hacimlerinin tüm Türkiye’ nin ihtiyacından fazla olacağını belirten Nakış Metal yetkilileri “Türkiye’de kriz döneminde bu kadar büyük yatırım yapmanın kendilerini tedirgin etmediğini” yaptıkları pratikle göstermiş olduklarını beyan ettiler.

Büyük yatırımların değişmeyen tedarikçi partneri  Boğaziçi Platform “sensiz olmaz” şiarını bir kez daha bir yatırımda gösterdi.

Türkiye ilkleri Nakış Metal ve Boğaziçi Platform birlikteliğiyle bir kez daha yaşadı.

Büyük, küçük demeden her yatırımda özel projelerimizle sizlere destek olmak firmamızın en büyük özelliğidir.

Read more